SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

« Önceki |

23/11/2007

Migren Beyni Değiştiriyor.

Araştırmacılar, migreni olanların beyinlerinde, özellikle vücuttaki acıyı ve diğer duyusal bilgiyi işleyen korteks bölgesinde olmak üzere yapısal farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.

"Neurology" dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarında, bu farklılığın mı aslında migrene neden olup olmadığı net değil.

Uzun süredir sık sık migreni tutan 24 kişinin ve hiç migreni olmayan 12 kişinin beyinlerini inceleyen araştırmacılar, vücudun çeşitli yerlerindeki acı, temas ve sıcaklık gibi duyusal bilgileri algılayan somatosensori korteksin, migreni olmayanlara nazaran migreni olanlarda yüzde 21 oranında kalın olduğunu buldu.

Araştırmayı yapanlardan Massachusetts Hastanesi doktoru Nouchine Hacikhani, yaptığı açıklamada, en büyük farklılığın, baş ve yüzden gelen duyusal bilgileri işlemekle sorumlu kortekste olduğunu söyledi. Hacikhani, bu çalışmanın, migren konusunun ciddiye alınması gerektiğini çünkü bunun beyinde değişikliklere neden olabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Hacikhani ayrıca, bu farklılık ihtimallerinden birinin yinelenen ve uzun dönem duyusal alanların uyarılmasının korteksin zamanla kalınlaşmasına neden olması, diğer ihtimalin de migrene eğilimli kişilerin zaten kortekslerinin kalın olması olabileceğini ifade etti.
ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü araştırmacıları ise migrene, beyindeki belli hücreleri denetleyen genlerdeki kalıtımsal bozuklukların neden olduğunu öne sürüyor.

Bilim adamları uzun yıllardır, migren ile baştaki kan damarlarının genişlemesi ve daralması arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürüyordu.

14/11/2007

'Saçlarım dökülüyor' diye Üzülmeyin...

Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Adnan Görgülü, sonbahar aylarında saç dökülmesi şikayetiyle başvuranların sayısında artış olduğunu söyledi.

Bu dönemde görülen saç dökülmelerinin mevsimsel olduğunu belirten Prof. Dr. Görgülü, 'Saçlarda görülen günde 100-150 tel dökülme normaldir. Bu dönemde iyi beslenemiyoruz. Sebze ve meyvenin azalmasından dolayı yeterince vitamin alamıyoruz. İnsanlar sonbaharda ‘saçlarım döküldü’ diye üzülmesin. Bu doğal durumdur. Sonbaharda dökülen saçların yerine, kış aylarında vücut soğuğa adapte olduğu için yenileri çıkmaya başlayacaktır. Çıkan yeni saçlar da ilkbaharda canlanarak, belirgin hale gelecektir' dedi.

Kış aylarında artan saç dökülmesi olduğunda bir cildiye doktoruna gitmekte fayda olduğunu belirten Prof.Dr. Adnan Görgülü, şunları söyledi:
'Bu durumda da kişilere besleyici ve vitaminli şampuanlar veriyoruz.’ Sonbaharda saçlardaki dökülmeye kafa derisi altında içinde damar ve sinirlerin bulunduğu ‘saç soğanı’ adı verilen kısmın daralması neden oluyor. Soğukta her şey daralır. Sonbahar aylarında da havaların soğumaya başlamasıyla birlikte saç soğanı da daralır ve büzüşür. Saç soğanı eski ölçüsüne göre daha küçük olunca içindeki saçı besleyen damarlar da küçülür. Bu nedenle saç daha az beslenmiş olur. Bir süre sonra bu beslenme yeterli gelmeyince de saç dökülmeye başlar. Saçın kısa ya da uzun olması fark etmez. Ama bazı kişilerde dökülme daha az olabileceği için fark etmeyebilirler. Özellikle şişman yani yağlı kişiler bu durumdan daha az etkilenir. Vücut soğuğa alışıncaya kadar dökülme olur. Özellikle kış aylarında saçı soğuktan korumak gerekir, bu yüzden ıslak saçla dışarı çıkılmamalıdır.'

SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN DENGELİ BESLENİN

Prof. Dr. Görgülü, özellikle erkeklerde 25 yaşından sonra başlayan saç dökülmesini dengeli beslenerek, gerekli vitamin ve minarelleri alarak azaltmanın mümkün olduğunu söyledi. Prof.Dr. Adnan Görgülü, 'Erkeklerde 25 yaşından sonra saç dökülmesi başlıyor. 50’li yaşlardan itibaren bu oran ise büyük oranda artıyor. Vitamin, demir, çinko, selenyum ve bakır eksikliği saç dökülmesinin en önemli nedenleri arasında. Sağlıklı saçlar için dengeli beslenmek çok önemli. A, B4, B5 ve B6, E vitamini, F vitamini, demir, çinko, selenyum ve bakır içeren besinlerin tüketilmesine dikkat edilmesi gerekir. Bu vitaminler saçı besler, güçlendirir ve dökülmesini önler' dedi.

Beslenmenin saç sağlığında önemli bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Adnan Görgülü, 'Sağlıklı saçlar için sindirimi zor olan yiyeceklerden kaçınılmalı. Yemekten sonra sindirimi kolaylaştıracak papatya, nane çayı, ıhlamur gibi içecekler içilmesi, kafein ile alkolden uzak durulması gerekir' dedi.

14/11/2007

Bekaret Hapı!!!

Birçok gençin başına bela olan bekaret sorununa uzmanlardan çözüm geldi. 'Kızlık zarı dikimi' tarihe karışacak.

Hollanda'nın Utrecht Hastanesi, 'bekaret hapı' üreterek piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Yetkililer 'bekaret hapı' ile gelinin bakire çıkmaması halinde boşanmaların önüne geçilebileceğini açıkladı.

Cinsel ilişkiye girmeden yarım saat önce alınacak 'bekaret hapı' ile kanamanın sağlandığı ifade edildi. Dr. Ineke van Seumeren, çok sayıda Müslüman kızın 'kızlık zarı dikimi' için başvurduğunu belirterek, 'Müstakbel eşleriyle konuşmalarını tavsiye ediyorum. Ancak bu konunun tabu olduğunun farkındayız. Başka çaresi yoksa 'bekaret hapı'nı veriyoruz' dedi.

14/11/2007

Belini Ölç,Sağlığını Gör...

Herkes kilo vermek istiyor ancak bu uğurda hem sağlık, hem zaman, hem de para kaybediliyor. Oysa zayıflamak sanıldığından daha kolay olabilir. Bunun için Prof. Dr. Mehmet Öz'e kulak vermek gerekiyor.

Ona göre önemli olan bel çevresi ölçüsü. İdeal durumda olup olmadığınızı öğrenmekse kolay. Boyunuzu ölçüp ikiye bölün. Sonra da göbek deliğinin üstünden belinizi ölçün. Eğer bel ölçünüz, boyunuzun yarısından yüksek çıkıyorsa tehlike çanları çalıyor demektir.

Öz'ün bu ve buna benzer çok sayıda pratik önerisi var kilo vermeye dair. 'Bilinçli Beslenme, Sağlık ve Siz' konferansı için New York Presbyterian Hastanesi'nin ünlü doktorları Prof. Dr. Mehmet Öz, Doç. Dr. Özgen Doğan ve Doç. Dr. Selim Acarsoy ve İntermed'den Dr. Hasan İnsel bir araya geldi. Konferansta söz alan Mehmet Öz diyetle ilgili yapılan hatalar ve uyulması gereken kurallara dikkat çekti:

Yemeyi otomatikleştirmek için günde bir öğünü değiştirin, aynı yiyecekleri farklı öğünlerde alın.

Sürekli tok hissetmek için gün boyunca yiyin.

Yiyecek etiketlerini inceleyin. Yüksek fruktoz mısır şurubu kullanılmış veya porsiyon başı 5 mg' den fazla basit şeker, zenginleştirilmiş un veya doymuş yağ içeren yiyeceklerden uzak durun.

Doyma sinyalinin beyninizden midenize gitmesine izin vermek için, öğünden az önce biraz sağlıklı yağ yiyin (bir avuç kuruyemiş gibi).

Öğleden sonraki açlık duygusunu bastırmak için sabahları lif yiyin.

Yeşil çay, omega 3 yağ asidi (balık ve cevizden), kahve ve sebze obezlik etkisine karşı durur.

Bel kontrolünde kırmızı biber ve tarçın etkili.

Yemekten önce bir-iki bardak su için. Açlık sinyali algıladığınız susuzluk sinyali olabilir.

Açlığınızı bastıracak acil durum yiyecekleri el altında bulunsun (havuç, elma, nane şekeri gibi).

Açlığınızı 1'le 7 arasında değerlendirin. Sürekli 3'le 4 arasında kalmaya çalışın.

Öğünlerinizde 20 cm.'lik tabak kullanın. Daha küçük tabak, daha az porsiyon demektir.

Yürüyüş en iyi spor. Günde yarım saat yürüyün ve üst kısım için de hafif ağırlık çalışın.

Görünmez sandalye egzersizi: Sırtınızı duvara dayayıp sandalyeye oturur gibi havada oturun, avuçlarınızı dizlerinize dayayın.

Topukları dizlerin tam altında, 90 derecelik açıyla tutun, başınızı duvara dayayın. Bu şekilde uzun süre durun. Örneğin asansördeyken de belinizde sıkı bir kemer varmış gibi karnınızı içeri çekin ve kalçalarınızı sıkın.

14/11/2007

Bu Virüs AIDS'ten Daha Öldürücü

Son yıllarda okullarda, spor salonlarında, kışlalarda, hatta çocuk yuvalarında giderek daha sık görülmeye başlanan bir mikrop var. Bu, kısaca MRSA adıyla bilinen, stafilokok ailesinden penisilinlere dirençli bir bakteri türü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Mynet okurları için yazdı.

Bu bakterinin yol açtığı enfeksiyonlar daha çok hastanelerde veya yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalarda görülüyor. Ancak, MRSA' nın 10 yıldan beri giderek artan oranlarda hastanelerde yatan hastalar dışında sağlıklı insanlarda da hastalık yapabildiği ortaya çıkmaya başladı.

İstatistiklere göre, MRSA' nın etken olduğu enfeksiyonların yüzde 15' i hastane dışında meydana geliyor. Bu enfeksiyonlar çoğu zaman tehlikeli olmayan deri veya yumuşak doku iltihabı şeklinde karşımıza çıksa da, zaman zaman ölümcül tablolar da gelişebiliyor

9/11/2007

Yüzünüz 30 Dk.da Gençleşsin.

Thermage tedavisi, radyo dalgaları enerjisiyle ciltte sıkılaşma ve toparlanma sağlayan bir uygulama.. Amerika'da 4 yıldır kullanılan yöntem Türkiye'de de uygulanıyor. Thermage'ın önemli özelliği ameliyatsız bir uygulama olması. İşlem, anestezi almadan ve ciltte hiçbir kesi yapılmadan, iz bırakmadan 1 saat kadar süren tek seans olarak uygulanıyor. Özellikle yüz germe ameliyatı için erken kabul edilen 35-45 yaşlarında ciltte gevşemeler, sarkmalar görülen kişilerde, elastikiyet kaybını gidermek için kullanıyor. Çene altı gıdının toparlanması, bozulan yüz ovalini sıkılaştırılmasında 1,5 yıla kadar başarılı sonuçlar sağlıyor. Etkisi yapıldıktan sonra 2 ay içinde daha belirgin şeklide ortaya çıkıyor.
 
Nasıl etkili oluyor?
Thermage cihazı, radyo dalgaları etkisiyle cildin derin tabakalarındaki liflerin kollajenini ısıtarak kollajen moleküllerinin kısalmasını buna bağlı olarak derinin gerginleşmesini ve alt tabakalardaki destek dokulardaki sarkıkların toparlanmasını sağlıyor.
 
Thermage tedavisi nasıl yapılıyor?

Uygulama, deri yüzeyi, soğutucu bir sprey ile korunurken, deri ve altındaki dokuda bulunan dip kolajen liflere ısı verilerek yapılıyor. Tedavi ThermaCool cihazi ile gerçekleştirilir. Elle kullanılan bir cihaza takılan ThermaTip™ hafifçe deriye temas ederek zararsız CRF enerjisini derinin altına gönderir. Bu ısıtma işlemi derinin altındaki yapıların ani olarak sıkılaşmasını sağlamakta; zamanla, yeni ve düzgün kolajenler meydana getirerek deriyi sıkılaştırıp yüz şeklini yeniliyor. İşlem süresi, uygulama yapılacak alanın büyüklüğüne bağlı olarak 20 dakika ile 2 saat arasında değişiyor.
Kaç seans gerekir?
Dört veya daha fazla seans gerektiren bir çok lazer uygulamalarının aksine, tek bir Thermage uygulaması genellikle yeterli oluyor. Seans sayısı ve hasta için gereken doğru tedavi yöntemi, hastanın ihtiyaçlarına ve istekleri doğrultusunda doktor tarafından belirleniyor. Ölçülebilir sıkılaşma ve şekillenme gelişmesi tek bir seans sonrasındaki iki ile altı ay arasında giderek artan bir sekilde görülüyor. Öncesi ve sonrasında yapılması gereken herhangi bir işlem olmayan uygulama sonrası kızarıklıklar en çok 24 saat içinde normale dönüyor.
 
Etkisi ne kadar sürer?
Thermage uygulaması derhal etkisini gösterip var olan kolajeni sıkılaştırıp altı ay içersinde yeni kolajen yapımını başlatıyor. Uzman doktorların henüz yayınlanmamış raporlarına göre sonuçların yıllarca etkili olduğu ve bunun hastanın doğal yaşlanma hiızına bağlı olduğu bildiriliyor. Verilere göre, uygulamanın oldukça güvenli olduğu da kaydediliyor. Ülkemizde birçok merkezde uygulanıyor

9/11/2007

Kepek Sorununun Çözümüne Az Kaldı...

Uluslararası bilim adamları ekibi, kepeğe neden olan mantarın (fungus) genetik şifresini çözmeyi başardı.

"Malassezia globosa" adı verilen bu mantarın gen yapısının ayrıntılı biçimde bilinmesinin, bu sorunun ortaya çıkmasını engelleyecek daha etkili tedaviler geliştirilmesinde yardımcı olması bekleniyor.

İnsan cildinde yaşayan ve beslenen bu mantarın kaşınmaya ve duruma bağlı olarak pul pul dökülmeye neden olduğunu belirten araştırmacılar, insanların yarısının kepek sorunu bulunduğunu kaydediyor.