İster yönetici ister işçi pozisyonu için başvurun iyi bir ilk izlenim için kıyafet önemlidir. İşveren kıyafetinize bakarak ön bilgi sahibi olabilir. Kıyafetin belirleyici olduğu fikrine katılıyorsanız giyinme konusunda verilen önerilere göz atabilirsiniz. Hemen söyleyelim; Mini etek ve dar kıyafetlerle iş görüşmesine gidilmesi kesinlikle önerilmiyor.
Öncelikle iş görüşmesi için çağrıldığınız veya başvuracağınız yeri arayarak, özel bir kıyafet uygulaması olup olmadığını sorun.
İş yerini sektörel olarak değerlendirin. İş yerine yürümeniz gerekiyorsa ve mekan büyükse bol pantalon ve kazak giyebilirsiniz. Eğer ortak ve kalabalık bir ofise gidecekseniz, sade ve şık giyinebilirsiniz. Resmi olmayan bir ofiste görüşme yapacaksanız da, pantalon, ceket ve bir bluz uygun olabilir.
Eğer bir etek giymeyi tercih ediyorsanız sentetik ve parlak saten bir etek tercih edilebilir. Mümkün olduğunca mini etek, dar kazak, pasaklı gösteren kıyafetlerle, sandalet tarzı ayakkabılarla iş görüşmesine gitmeyin.
Giysilerinizde leke, yırtık, sökük veya kırışıklık olup olmadığını kontrol edin. İyi görünmeyen, birbirine uygun olmayan kıyafetlerinizi değiştirin.
Bakımlı olmak isterken itici olmayın. Az makyaj yapın, fazla saç spreyi kullanmayın, aşırı parfüm sıkmayın ve aşırı mücevher takmayın. Bir burun küpesi, istediğiniz işin hayal olmasına neden olabilir.
Saçlarınızı, tırnaklarınızı kontrol edin. Ayakkabılarınızı çıkmadan cilalayın, çamurlu olup olmadığına dikkat edin.
Daha hoş görünmek için şal, eşarp gibi bir aksesuar kullanabilirsiniz. Portfolyonuz için de kıyafetinize uygun hoş bir dosya edinebilirsiniz.
Unutulmaması gerekenler
Yönetmen Semih Kaplanoğlu, ''Yumurta'' isimli filmiyle Bangkok World Film Festivali'nde ''En İyi Yönetmen'' ödülünü aldı. 44. Antalya Film Festivali'nden 6 ödülle dönen ''Yumurta'', bu yıl 5'incisi düzenlenen Bangkok World Film Festivali'nde Dünya Sineması bölümünde yarıştı.
Festivalde, ''Yumurta'', yönetmeni Semih Kaplanoğlu'na ''En İyi Yönetmen'' ödülünü getirdi. Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun, senaryosunu Orçun Köksal ile birlikte
yazdığı ''Yusuf Üçlemesi''nin son filmi ''Yumurta''nın başrollerini Nejat İşler ile Saadet Işıl Aksoy üstlendi. Ufuk Bayraktar, Tülin Özen, Gülçin Santırcıoğlu ve Kaan Karabacak'ın da rol aldığı filmde, annesinin vefatının ardından doğduğu kasabaya dönen Şair Yusuf'un yaşadıkları anlatılıyor.
Katıldığı her uluslararası yarışmadan ödülle dönen ''Yumurta'', 44. Altın Portakal Film Festivali'nde ''En iyi Film'', oyuncu Saadet Işıl Aksoy ''Behlül Dal Digitürk Genç Yetenek Jüri Özel Ödülü'', Semih Kaptanoğlu ve Orçun Köksal ''En İyi Senaryo'', sanat yönetmeni Naz Erayda ''En İyi Sanat Yönetmeni'' ve ''En İyi Kostüm'', Özgür Eken de ''En İyi Görüntü Yönetmeni'' ödüllerine değer görüldü.
14. Valdivia Uluslararası Film Festivali'ne de katılan filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu ''En İyi Yönetmen'', Saadet Işıl Aksoy da ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödüllerine layık bulundu.13. Uluslararası Saraybosna Film Festivali'nde gösterilen filmin oyuncularından Saadet Işıl Aksoy, yine ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödülünü aldı.
Hattat Hastanesi Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Biriminden Uzman Psikolog Meliha Karayay ve Androloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat toplum arasında doğruluğuna inanılan bir takım ön yargılar, çiftleri cinsel yaşamdan soğutabildiğini vurguluyor. Karayay ve Hattat bu önyargıların hiç birinin bilimsel bir temeli olmadığını ve yanlış yargılar içerdiğini söylüyor.
*Erkeklerde cinsel organın boyutu ,o kişinin cinsel gücünün göstergesidir.
*Büyük erkek cinsel organı,cinsel ilişki sırasında kadının daha çok uyarılmasını sağlar.
*Erkekler cinsel ilişkide yalnız cinsel birleşme ve orgazm ile ilgilidir.
*Erkeklerde çabuk boşalma,erkekliğin göstergesidir
*İlk cinsel birleşmede başarılı olunması ,sonraki cinsel yaşam boyunca başarılı olunacağının göstergesidir.
*Oral seks olgunlaşmamışlığın göstergesidir ve güvensizdir.
*Erkek ve kadının cinsel ilgileri ve sorunlulukları temel olarak farklıdır.Erkek cinsel ilişkinin sorunluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır.
*Başka şeylerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir.
*Sevişme sırasında fantezi kurmak yanlıştır.Fantezileri olan erkekler eşcinsel olmaya eğilimlidirler.
*Eşcinsellik,bir akıl hastalığı çeşididir.
*Cinsel birleşme için en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyondur.
*Sağlıklı ve uyumlu bir erkeğin hiçbir durumda cinsel performansı bozulmaz.Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
*Sevişmeyi baştana kadın ahlaksızdır.
*Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır,sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek onu bozar.
*İstenmeyen gebelikleri önlemek,yalnız kadının sorumluluğundadır.
*Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle bitmelidir.
*Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.
*İyi bir sevgili (eş),hemen her cinsel birleşmelerinde partnerine orgazm yaşatabilmelidir.
*Eşler birbirini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler.
*Erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.
*Bazı erkekler doğuştan iyi sevişirler. Bazıları ise cinsel bilgilerini ve cinsel becerilerini ne kadar arttırırlarsa arttırsınlar ortada kıyaslanacak bir performansa erişemezler.
*Bir çift için ‘’aynı anda orgazm’’gerçekleştirilmesi gereken en önemli amaç olmalıdır.
ÖTV zammı yansıdı, 2008 vergileri yola çıktı
BENZİN, motorin, LPG, doğalgaz ve sigaraya yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı fiyatlara da zam olarak yansıdı.
Bu arada, 2008 yılına ait bazı vergi artışları da belli oldu.
MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ
Yaklaşık 13 milyon kişiyi ilgilendiren, 2008 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin yeni tutarı belli oldu.
Buna göre, 1-13 yaş arasındaki otomobillerin, en düşük vergisi 351 YTL, en yüksek vergisi de 12.697 YTL olacak. Motorlu Taşıtlar Vergisinin birinci taksiti Ocak 2008'de, ikincisi de Temmuz 2008'de ödenecek.
Binek otomobil ve ciplerin, 2008 yılı Motorlu Taşıtlar Vergileri tabloda gösterilmiştir.

EMLAK VERGİSİ
Ev, dükkan, mağaza, büro, arsa ve arazi sahibi yaklaşık 20 milyon vatandaşı ilgilendiren, 2008 yılı Emlak Vergisi artışı belli oldu.
Buna göre, 2008 yılında ödenecek emlak vergisi, yeniden değerleme oranının yarısı kadar yani yüzde 3.6 oranında artacak. Ancak Bakanlar Kurulu'nun, artış oranını yüzde 7.2'ye yükseltme yetkisi de var. Emlak Vergisinin yanı sıra bu verginin yüzde 10'u oranında ayrıca alınan "Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı"da, aynı oranda artmış olacak.
Buna göre, emlak vergisi değeri 300 bin YTL olan İstanbul'daki bir evin emlak vergisi asgari değeri, 2008 yılında 310.800 YTL, emlak vergisi de binde 2 oranına göre 621 YTL olacak. Bu verginin yüzde 10'u oranında yani 62 YTL de Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı ödenecek. Örneğimizdeki evin büro olarak kullanılması durumunda, emlak vergisi oranı binde 4 olarak uygulanacak.
Emlak Vergisinin birinci taksiti Mart-Mayıs 2008'de, ikinci taksiti de Kasım 2008'de ödenecek.
BİR süredir, SSK’lı işçiler ve emekliler, ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Hangisi mi?
Hangisinden başlayalım o kadar çok ki...
EMEKLİLİK
Daha önce ayrıntılı olarak yazdık. SSK emeklileri, aylıklarını kestirip bir süre SSK’lı olarak çalıştıktan sonra emeklilik talep ettiklerinde, aylıklarında yüzde 43’ü bulabilen bir artış oluyordu.
SSK emeklileri bu avantajı öğrenince, bir milletvekilince "Aman kimse yararlanmasın" diye, jet hızı ile bir tasarı hazırlandı. 23 Ekim 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5698 sayılı kanunla, SSK emeklileri daha olayı kavrayamadan bu avantaj ortadan kaldırıldı.
DUL VE YETİMLER
18 Ekim 2006’dan bu yana, ölen SSK’lının, en az 5 yıl sigortalı ve 900 gün prim bildirilmiş olması koşuluyla, dul ve yetimlerine aylık bağlanıyordu.
Sosyal Güvenlikle ilgili yeni yasa tasarısında, sigortalının dul ve yetimlerine aylık bağlanması ile ilgili prim ödeme koşulu, süre 900 günden 1.800 güne çıkartılıyor. Buna göre, yeni yasa çıkana kadar ölen SSK’lıların eş ve çocuklarına, en az 900 gün; yeni yasa çıkınca en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması halinde, "dul ve yetim aylığı" bağlanabilecek.
İnsanın dili varmıyor ama örneğin 1.000 gün pirimi bildirilen sigortalı, bugün ya da önümüzdeki bir-iki ay içinde ölürse, eş ve çocuğuna aylık bağlanacak. Daha sonra (yani yeni yasa çıkınca) ölürse, aylık bağlanmayacak.
İŞ KAZASI
Sosyal güvenlik ile ilgili yeni tasarıya göre; şu anda günlük ücretleri eşit, örneğin 30 YTL olan bir kamu görevlisi ya da işçinin, "iş kazası" geçirip 10 gün istirahatli olması durumunda, işçiye 180 YTL, kamu görevlisi olana 300 YTL ödenecek.
Bu arada iş kazası, hastalık ve doğum nedeniyle; çalışamayan sigortalıya, çalışmadığı günler için prime esas kazancın 2/3’ü oranında ödenen "geçici iş göremezlik" tutarı, 3/5’e indiriliyor.
KATILIM PAYI VE EMZİRME YARDIMI
Kamu görevlileri hastalanmaları durumunda, "katılım payı" ödemezken, işçiler ve bunların emeklileri ile dul ve yetimleri yatarak tedavi de dahil olmak üzere "katılım payı" ödeyecekler.
Sigortalını kendisine ya da eşine, asgari ücretin 1/3’ü oranında ödenen "emzirme yardımı" ise 1/10’a düşürülüyor.
YETİM ÇOCUK VE CENAZE YARDIMI
Daha önce yapılan bir düzenleme ile yetim aylığı alan erkek çocuğa evlenmesi durumunda, "evlenme yardımı" yapılması kabul edilmişti. Bu düzenleme yürürlüğe girmeden "evlenme yardımı" ödenmesine son veriliyor. Kızlara ise ödenmeye devam edilecek.
Cenaze yardımı ise, asgari ücretin 3 katından, 2 katına inecek.
EMEKLİ AYLIĞI DÜŞÜYOR
Yeni tasarının aynen yasalaşması durumunda, emekli olacak işçilerin aylıkları da azalabilecek. Tasarıya göre; sigortalı işçiler için halen uygulanmakta olan "alt sınır aylığını" kaldırılıyor. Böylece bugünkü asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplamaya göre 521 YTL olan alt sınır aylığı, kademeli olarak tam aylıkta 292 YTL’ye, kısmi aylıkta ise 174 YTL’ye kadar düşebilecek. Ancak kamu görevlilerinin alt sınır aylığı 689 YTL olarak korunacak. Öte yandan TBMM üyeliği sona eren milletvekillerinden emekli aylığına hak kazanamayanlara, emekli aylığı bağlanana kadar çalışmamaları şartı ile 1450 YTL aylık ödenecek.
Milletvekilleri ise, iki yılı doldurduklarında, emeklilik koşullarını taşıyorlarsa, önce olduğu gibi, hem emekli aylığı (3.000 YTL), hem de milletvekili aylığını (8.500 YTL) aynı anda alabilecekler.
SSK’lı işçilerin, kazanılmış haklarını ellerinden alan ve bazı avantajlarını ortadan kaldıran ya da zorlaştıran düzenlemelerin, gözden geçirilmesinde yarar var.